Birçok kişi terapiye yalnızca ciddi psikolojik sorunlar yaşandığında başvurulması gerektiğini düşünür. Oysa psikoterapi, sadece kriz dönemlerinde değil, kişisel gelişim ve farkındalık süreçlerinde de önemli bir destek sunar.
Terapiye başvurmayı düşünebileceğiniz bazı durumlar arasında; sürekli stres ve kaygı hali, mutsuzluk, ilişkilerde tekrarlayan problemler, özgüven eksikliği, yaşamda yön kaybı, yoğun duygusal zorlanmalar ve geçmiş yaşantıların bugünü etkilemesi yer alır. Bu belirtiler kişinin günlük işlevselliğini etkiliyorsa terapi süreci faydalı olabilir.
Terapi, bireyin kendini tanımasını, duygu ve düşüncelerini anlamlandırmasını ve yaşamındaki zorlayıcı durumlarla daha sağlıklı baş etmesini sağlar. Güvenli bir ortamda yürütülen bu süreç, yargılanma korkusu olmadan kendini ifade edebilme imkânı sunar.
Psikoterapi aynı zamanda önleyici bir rol de üstlenir. Kişi, sorunlar derinleşmeden önce destek alarak daha dengeli bir ruhsal yapı geliştirebilir. Terapiye başlamak için “çok kötü hissetmek” gerekmez; kendinize alan açmak istemeniz yeterlidir.
Ruh sağlığına yatırım yapmak, yaşam kalitesini artıran önemli bir adımdır.
